Tarihi Köyler ve Mavi: Gökçeada’da Gezilecek Yerler

Kuzey Ege'nin sert rüzgarlarına göğüs geren, antik çağlardaki adıyla "İmroz", ana karanın tüm karmaşasından izole olmuş devasa bir sığınaktır. Eğer rotanızı Güney Marmara'da gezilecek yerler güzergahından aşağıya doğru uzatıp Çanakkale'de gezilecek yerler listenizi tamamladıysanız, Kabatepe İskelesi'nden kalkan feribota binerek Türkiye'de güneşin en son battığı noktaya geçmenin vakti gelmiş demektir.
Gökçeada, tatil denildiğinde aklına beş yıldızlı oteller veya bitmek bilmeyen gece hayatı gelenler için değil; doğanın sesini dinlemek, organik lezzetler tatmak ve geçmişin izini sürmek isteyenler için yaratılmış bir coğrafyadır. Türkiye'nin Cittaslow rotaları arasında dünyanın ilk ve tek "Sakin Ada"sı olma gururunu taşıyan bu özel yerleşim, Rum ve Türk kültürünün kusursuz bir ahengini sunar. Rotanızı rüzgarın, zeytinin ve yavaş yaşamın başkentine çevirdiyseniz, rehberimize kulak verin.
Gökçeada'yı Ziyaret Etmek İçin En İyi Zaman
Ada, rüzgarı bol ve serin bir iklime sahiptir. Rüzgar sörfü tutkunları ve Kefalos plajının altın kumlarında güneşlenmek isteyenler için yaz ayları (Temmuz ve Ağustos) oldukça hareketlidir. Ancak Gökçeada'nın o gerçek "sakin şehir" ruhunu hissetmek, tarihi köylerin dik yokuşlarını terlemeden tırmanmak ve adanın o kendine has kekiğinin kokusunu içe çekmek istiyorsanız; ilkbahar (Nisan-Mayıs) ve sonbaharın ilk ayları (Eylül-Ekim) adayı ziyaret etmek için en muazzam dönemlerdir.
Zamanın Durduğu Taş Sokaklar: Tarihi Rum Köyleri

Gökçeada'yı sıradan bir sayfiye yeri olmaktan çıkarıp devasa bir kültürel mirasa dönüştüren asıl unsurlar, tepelere kurulmuş tarihi köyleridir.
Zeytinliköy (Agios Theodoros)
Adaya adım attığınızda uğramanız gereken ilk duraktır. Fener Rum Patriği I. Bartholomeos'un da doğduğu köy olan Zeytinliköy, zeytin ağaçlarının arasına gizlenmiş Arnavut kaldırımlı sokakları ve tarihi Rum evleriyle büyüler. Köy meydanındaki asırlık çınarın altında meşhur dibek kahvesini ve sakızlı muhallebiyi tatmak, Gökçeada ritüellerinin en tatlısıdır.
Tepeköy (Agridia)
Adanın en yüksek noktasına kurulan bu köy, muazzam manzarasıyla öne çıkar. Her yıl Ağustos ayında düzenlenen coşkulu Meryem Ana Panayırı'na ev sahipliği yapan Tepeköy'de, Barba Yorgo'nun tavernasında Ege ezgileri eşliğinde akşam yemeği yiyebilir ve adanın o nostaljik ruhuna ortak olabilirsiniz.
Dereköy (Schinoudi)
Bir zamanlar Türkiye'nin en büyük, Avrupa'nın ise en kalabalık köylerinden biri olan Dereköy, günümüzde büyük ölçüde terk edilmiş bir hayalet köy görünümündedir. Ancak yıkık dökük taş evlerin, tarihi kiliselerin ve çamaşırhanelerin arasında dolaşmak, adanın hüznünü ve estetiğini aynı anda hissettiren çok güçlü bir deneyimdir.
Mavinin En Doğal Hali: Plajlar ve Koylar

Gökçeada'nın kıyı şeridi, hiçbir tesise ihtiyaç duymayan, doğanın kendi kurallarını koyduğu bakir koylardan oluşur.
Aydıncık (Kefalos) Plajı
Adanın rüzgar sörfü (windsurf) ve uçurtma sörfü (kitesurf) merkezidir. Uzun ve altın sarısı kumsalıyla adanın en popüler yüzme noktası olan Kefalos, yaz aylarında rengarenk sörf yelkenleriyle muazzam bir görsel şölen sunar. Hemen yanındaki Tuz Gölü ise, cilde iyi geldiği düşünülen siyah çamuruyla doğal bir spa merkezini andırır.
Gizli Liman
Türkiye'nin en batı ucudur. Uğurlu köyünün hemen ilerisinde, çam ağaçlarının bittiği yerde başlayan bu uzun ve ıssız kumsal, günü batırmak ve medeniyetten tamamen uzaklaşmak isteyenler için adeta saklı bir cennettir.
Laz Koyu
Gökçeada genelinde rüzgar ne kadar sert eserse essin, coğrafi yapısı gereği her zaman sakin, dalgasız ve berrak kalan küçük, sevimli bir koydur. Özellikle çocuklu aileler için son derece güvenli ve keyifli bir yüzme deneyimi sunar.
Ada Rüzgarıyla Lezzetlenen Sofralar: Gökçeada'da Ne Yenir?
Gökçeada mutfağı, adada yetişen organik ürünlerin ve yüzyıllardır süregelen Rum-Türk mutfağı etkileşiminin en lezzetli özetidir.
Efibadem Kurabiyesi: Adanın tartışmasız en meşhur tatlısıdır. Bol tereyağı ve kavrulmuş bütün bademlerle yapılan bu kıyır kıyır kurabiye, dönerken kutu kutu yanınıza almak isteyeceğiniz bir lezzettir.
Oğlak Tandır ve Cicirya: Dağlarda kekik yiyerek serbestçe dolaşan adanın meşhur oğlaklarından yapılan fırın tandır, akşam yemeklerinin yıldızıdır. Ayrıca Rum mutfağının mirası olan ve peynirle hazırlanan bir tür pide olan "Cicirya" da öğle atıştırmalıkları için harika bir seçenektir.
Deniz Ürünleri ve Zeytinyağı: Kaleköy Limanı'ndaki restoranlarda güneşi batırırken; adanın kendi zeytinlerinden sıkılan taze yağlarla harmanlanmış deniz börülcesi, fava, kalamar ve günlük tutulan taze balıklar Ege sofranızın baş tacı olacaktır.
Gökçeada Gezi Planı ve Ulaşım İpuçları
Gökçeada, Türkiye'nin en büyük adasıdır ve köyler, plajlar, tarihi noktalar arasındaki mesafeler oldukça uzundur. Zeytinliköy'de kahvenizi içtikten sonra rüzgar sörfü izlemek için Kefalos'a inmek veya güneşi Gizli Liman'da batırıp akşam yemeği için Kaleköy'e geçmek, ancak kişisel bir aracın sağlayabileceği bir özgürlüktür. Adanın virajlı ve manzaralı yollarında, rüzgara karşı direksiyon sallamak bu seyahatin en keyifli parçalarından biridir.
Adaya ana karadan geçerken seyahat planınızı eksiksiz yapmak adına, Kabatepe'den kalkan feribotlar için arabalı feribot fiyatları ve saatleri önceden kontrol edilmelidir. Adaya olan keşif dolu rotanızı bir an önce başlatmak isterseniz, Çanakkale araç kiralama ofisimizden aracınızı dakikalar içinde teslim alabilirsiniz. Aracınızın kontağını çevirdiğiniz an; kekik kokuları, taş evlerin hüznü ve iki denizin birleştiği o sonsuz mavi sizi bekler. Doğanın kalbinde, yavaş ve huzurlu bir Gökçeada macerasına hazırsınız!
BENZER YAZILAR
EN ÇOK OKUNANLAR

7 Günde Doğu & Güneydoğu Anadolu Keşfi: Mistik Bir Yolculuk

Kültür ve Lezzet Dolu Güzergâhlara Doğru: Kayseri ve Kapadokya Gezi Rotası

Yolüstü Lezzet Durakları: İstanbul'dan Çanakkale'ye Doğru

Virajlı Yolların Ustalarına Özel: Antalya - Mersin Road Trip

7 Günde İç Anadolu Keşfi: Anadolu’nun Tarihine Uzanan Bir Yolculuk




